Zekât, İslam'ın beş şartından biri olan, belirli bir mal varlığına ulaşmış Müslümanların yılda bir kez bu maldan ayırıp ihtiyaç sahiplerine vermekle yükümlü olduğu mali bir ibadettir.
Nisap Kavramı
Zekâtın farz olması için kişinin, temel ihtiyaçları ve borçları dışında, üzerinden bir kamerî (hicri) yıl geçmiş "nisap" miktarına ulaşan bir mal varlığına sahip olması gerekir. Klasik fıkıh kaynaklarında altın için nisap miktarı 85 gram altın (veya dengi değerde nakit/ticaret malı) olarak kabul edilir. Güncel TL/USD karşılığı güncel altın fiyatına göre değişeceğinden burada sabit bir rakam verilmemiştir.
Zekât Oranı
Nakit, altın-gümüş ve ticaret malları için zekât oranı %2,5 (kırkta bir)'dir. Yani nisaba ulaşmış ve üzerinden bir yıl geçmiş mal varlığının %2,5'i zekât olarak ayrılır.
Zekâta Tabi Mallar
- Nakit para ve altın-gümüş
- Ticaret malları (alım-satım amacıyla elde tutulan mallar)
- Belirli şartlarda hayvanlar (sığır, koyun, keçi vb. — ayrı nisap ölçüleri vardır)
- Toprak ürünleri (öşür — ayrı bir hüküm ve orana tabidir)
Zekâtın Verileceği Yerler
إِنَّمَا الصَّدَقَاتُ لِلْفُقَرَاءِ وَالْمَسَاكِينِ وَالْعَامِلِينَ عَلَيْهَا وَالْمُؤَلَّفَةِ قُلُوبُهُمْ وَفِي الرِّقَابِ وَالْغَارِمِينَ وَفِي سَبِيلِ اللَّهِ وَابْنِ السَّبِيلِ
"Zekâtlar; Allah'tan bir farz olarak yoksullara, düşkünlere, onu toplayan memurlara, kalpleri Müslümanlığa ısındırılacaklara verilir; kölelerin, borçluların, Allah yolunda olanların ve yolda kalanların uğrunda sarfedilir."
Tevbe, 9:60Ayette sayılan sekiz sınıf şunlardır:
- Fukarâ (fakirler). Temel ihtiyaçlarını karşılayamayan yoksullar.
- Mesâkin (düşkünler). Hiçbir geliri olmayan, en muhtaç durumdakiler.
- Âmilîn (zekât memurları). Zekâtı toplamak ve dağıtmakla görevlendirilenler.
- Müellefe-i kulûb (kalpleri ısındırılacaklar). İslam'a yeni girmiş veya kalbi İslam'a ısındırılmak istenen kişiler.
- Rikab (köleler/esirler). Klasik dönemde köleliği sona erdirmek amacıyla kullanılan pay; günümüzde güncel karşılıkları âlimler arasında tartışmalıdır.
- Gârimîn (borçlular). Meşru bir sebeple borca giren ve ödeyemeyecek durumda olanlar.
- Fî sebîlillah (Allah yolunda olanlar). Klasik olarak cihad ile ilişkilendirilse de, günümüzde geniş kapsamlı olarak hayır ve dini hizmetler için de yorumlanabilmektedir.
- İbnü's-sebîl (yolda kalanlar). Kendi memleketinde zengin olsa dahi, bulunduğu yerde imkânı kalmamış yolcular.